The Patience Stone – Sabır Taşı İzle
Bir yerlerde, Afganistan’da ya da başka bir yerde, savaşın paramparça ettiği bir ülkede... Otuzlarında genç bir kadın, harap bir odada, boynuna isabet eden bir kurşun yüzünden adeta bir sebzeye dönüşmüş, yaşlı kocasının başında beklemektedir. Kocası, yalnızca cihad yoldaşları tarafından değil, kendi kardeşleri tarafından da terk edilmiştir. Bir gün kadın, sessizce yatan kocasına, ilişkileriyle ilgili duygularını ve gerçek hislerini anlatmaya karar verir. Çocukluğundan, acılarından, hayal kırıklıklarından, yalnızlığından, hayallerinden ve arzularından bahseder... On yıl süren evlilikleri boyunca asla söyleyemediği şeyleri dile getirir. Ve bu felçli adam, farkında olmadan, Fars mitolojisine göre, önüne konulduğunda sahibini mutsuzluk, acı, keder ve ızdıraptan koruyan sihirli taş olan syngué sabour’a dönüşür. Kocasının hayata dönmesini beklerken, kadın hayatta kalmak ve yaşamak için içsel bir mücadele verir.
Öne Çıkan Oyuncular
Yorumlar 1
Bana kalırsa, filmin en can alıcı noktalarından biri, ataerkil sistemin ne kadar acımasız sonuçlar doğurabileceğini gözler önüne sermesi. Adamın komadan çıkıp ilk düşündüğünün kendi hayatı olması ve kadının hayattayken zaten yaşam şansı bulamamış olmasını umursamaması, bu çarpık düzenin en net göstergesi. Sanki kadınların sadece cinsel birer obje olduğunu düşünen, hislerini ve varlıklarını görmezden gelen ilkel bir toplumun yansıması bu film. Üstelik bu zihniyetin gelecekte değişime direnmesi de ayrı bir acı. Filmin o meşhur 'peygambere şeytan mı musallat olur?' repliği ise bence çok derin anlamlar taşıyor. Erkek egemen din yorumlarının sarsılması ve bir kadın figür üzerinden peygamberlik gibi kutsal bir kavramın sorgulanması, toplumsal normların ve tabuların yavaş yavaş yıkılmaya başladığının bir işareti gibi. Aynı zamanda kadının her türlü kötülükten sonra Kuran'a sığınması, bir nevi aydınlanma arayışı. Ama bu arayış da sanki toplumsal değerler tarafından sürekli baskılanmış. O kuş tüyü metaforu da çok etkileyici; kötülükleri alacağına inanması ve sonunda onun üzerinde can vermesi, hem kırılganlığını hem de bir tür arınmayı simgeliyor sanki. 'Erkekler sevişmeyi değil savaşmayı biliyorlar' repliği ise adeta beynime kazındı. Savaş ve erkeklik üzerine bu kadar vurucu bir tespit daha duymadım. Ve tabii ki filmin kalbi olan sabır taşı metaforu... Kadının tüm yaşam hikayesinin bu taşın çatlamasıyla anlatılması, o kadar yürek burkucu ki.

